Hamd, yalnızca Allah'adır.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in
sünneti,yağmurlu havada akşam ile yatsı namazlarını
birleştirmenin câiz olduğuna delâlet etmiştir.
Nitekim
Saîd b. Cubeyr'in
-Allah ona
rahmet etsin-, İbn-i Abbas'tan -Allah ondan ve babasından râzı
olsun- rivâyet ettiği hadiste İbn-i Abbas şöyle
demiştir:
(( جَمَعَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى
اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَيْنَ الظُّهْرِ وَالْعَصْرِ وَالْمَغْرِبِ
وَالْعِشَاءِ بِالْمَدِينَةِ فيِ غَيْرِ خَوْفٍ وَلا مَطَرٍ. قُلْتُ لابْنِ
عَبَّاسٍ: لِمَ فَعَلَ ذَلِكَ؟ قَالَ: كَيْ لا يُحْرِجَ أُمَّتَهُ.))
[ رواه مسلم ]
"Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- Medine'de
korku veya yağmur yokken, öğle ile ikindi, akşam ile
yatsı namazlarını
birleştirerek kıldı.
(Saîd b.
Cubeyr):
-İbn-i Abbas'a dedim ki:
Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- bununla ne yapmak istedi?
İbn-i Abbas dedi ki:
- Ümmetine zorluk vermemek
(kolaylık vermek) istedi." (Müslim;
hadis no: 705)
Yağmura kıyas edilerek kar
yağdığı zaman namazları birleştirmek de câizdir.
"Keşşâfu'l-Kinâ'"
kitabının yazarı bu konuda şöyle demiştir:
"Kar veya soğuk sebebiyle -öğle
ile ikindi namazları bunun dışındadır-, akşam ile
yatsı namazlarını birleştirmek câizdir. Çünkü kar ve
soğuk, yağmur hükmündedir. Aynı şekilde buzlanma sebebiyle
akşam ile yatsı namazlarını birleştirmek de câizdir.
Çünkü buzlanma, şiddetli soğuktandır."
Değerli âlim Muhammed b. Salih
el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- soğuk
sebebiyle namazları birleştirme konusunda şöyle
demiştir:
"Soğuk sebebiyle namazları
birleştirmek; ancak havanın soğuk olmasının
yanında insanlara eziyet veren soğuk rüzgârın esmesiyle veya kar
yağmasıyla câiz olur.Çünkü kar yağdığı
zaman insanlara zarar verecek olmasında hiç şüphe yoktur.Bu takdirde
namazları birleştirmek câizdir."
(Soruyu soran kardeşim!) Bilmelisin ki
namazları birleştirmeyi mübah kılan özürler konusunda en geniş mezhep, İmam
Ahmed'in mezhebi olan Hanbelî mezhebidir.Biz burada, faydanın kâmil
olması için sana bu özürleri zikredeceğiz:
"Keşşâfu'l-Kinâ'"
kitabının yazarı el-Behûtî -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:
"İki namazı birleştirme
faslı: Öğle ile ikindi namazlarını birisinin,
akşam ile yatsı namazlarını da birisinin vaktinde
birleştirmek câizdir. Birleştirilen namazlar bunlardır:Öğle,
ikindi, akşam ve yatsı.Birisinin vaktinde ya ilk namaz olur ki buna
Cem-i Takdim denir veya ikincisinin vaktinde olur ki buna da Cem-i Tehir denir.
Sekiz durumda namazları
birleştirmek câiz olur:
Birinci durum: Yolcunun, dört
rekatlık namazı, iki rekat olarak kılması mübahtır.
Ancak yapılan yolculuğun mekruh veya haram bir yolculuk olmaması
gerekir.
İkinci durum: Namazları
birleştirmeyi bırakmak kendisine zorluk veriyorsa, hastanın
namazları birleştirmesi mübahtır.İstihâze olan
kadının da namazları birleştirmesi câizdir. İmam
Ahmed, hastalığın, yolculuktan daha zor ve çetin olduğunu
gerekçe göstererek güneş battıktan sonra hacâmat
yaptırmış, daha sonra da akşam ile yatsı namazlarını
birleştirmiştir.
Üçüncü durum: Süt emziren
kadının, çok olduğundan dolayı her namaz vaktinde üzerine
bulaşan necâseti temizlemesi kendisine zorluk veriyorsa, namazları
birleştirmesi câizdir.
Ebu'l-Meâlî bu konuda şöyle
demiştir:
"Bu durumdaki kadın, hasta kimse
gibidir (onun hükmündedir)."
Dördüncü durum: Her namaz için su ile
tahâretlenemeyen ve abdest alamayan veya teyemmüm alamayan kimsenin
namazları birleştirmesi câizdir.Çünkü zorluk sebebiyle yolcu
ve hasta için namazların birleştirilmesi mübah
kılındığına göre, her namaz için su ile
tahâretlenemeyen ve abdest alamayan kimse de yolcu ve hasta hükmündedir.
Beşinci durum: Gözleri
görmeyen (âmâ) ile (zindan gibi) karanlık bir yerde yaşayıp
da namaz vakitlerini bilemeyen kimsenin namazları birleştirmesi
câizdir.
İmam Ahmed "er-Riâye"de buna
işâret etmiştir."el-İnsâf"ta bu zikretmekle
yetinmiştir.
Altıncı durum: İstihâze olan
kadının, idrarını veya mezisini tutamayan kimsenin veyahut
da sürekli burnundan kan gelen kimsenin namazları birleştirmesi
câizdir.
Nitekim Hamne binti Cahş'ın
-Allah ondan râzı olsun- rivâyet ettiği hadiste o,
şöyle demişti:
(( كُنْتُ أُسْتَحَاضُ
حَيْضَةً كَثِيرَةً شَدِيدَةً، فَأَتَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ أَسْتَفْتِيهِ، وَأُخْبِرُهُ، فَوَجَدْتُهُ فِي بَيْتِ أُخْتِي زَيْنَبَ
بِنْتِ جَحْشٍ، فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ! إِنِّي أُسْتَحَاضُ حَيْضَةً
كَثِيرَةً شَدِيدَةً فَمَا تَأْمُرُنِي فِيهَا قَدْ مَنَعَتْنِي الصِّيَامَ
وَالصَّلَاةَ؟ قَالَ: أَنْعَتُ لَكِ الْكُرْسُفَ، فَإِنَّهُ يُذْهِبُ الدَّمَ،
قَالَتْ: هُوَ أَكْثَرُ مِنْ ذَلِكَ، قَالَ: فَتَلَجَّمِي، قَالَتْ: هُوَ أَكْثَرُ
مِنْ ذَلِكَ، قَالَ: فَاتَّخِذِي ثَوْبًا، قَالَتْ: هُوَ أَكْثَرُ مِنْ ذَلِكَ،
إِنَّمَا أَثُجُّ ثَجًّا، فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:
سَآمُرُكِ بِأَمْرَيْنِ أَيَّهُمَا صَنَعْتِ أَجْزَأَ عَنْكِ، فَإِنْ قَوِيتِ
عَلَيْهِمَا فَأَنْتِ أَعْلَمُ، فَقَالَ: إِنَّمَا هِيَ رَكْضَةٌ مِنَ
الشَّيْطَانِ، فَتَحَيَّضِي سِتَّةَ أَيَّامٍ أَوْ سَبْعَةَ أَيَّامٍ فِي عِلْمِ
اللَّهِ، ثُمَّ اغْتَسِلِي، فَإِذَا رَأَيْتِ أَنَّكِ قَدْ طَهُرْتِ
وَاسْتَنْقَأْتِ فَصَلِّي أَرْبَعًا وَعِشْرِينَ لَيْلَةً أَوْ ثَلَاثًا وَعِشْرِينَ
لَيْلَةً، وَأَيَّامَهَا وَصُومِي، وَصَلِّي، فَإِنَّ ذَلِكِ يُجْزِئُكِ،
وَكَذَلِكِ فَافْعَلِي كَمَا تَحِيضُ النِّسَاءُ، وَكَمَا يَطْهُرْنَ لِمِيقَاتِ
حَيْضِهِنَّ وَطُهْرِهِنَّ، فَإِنْ قَوِيتِ عَلَى أَنْ تُؤَخِّرِي الظُّهْرَ
وَتُعَجِّلِي الْعَصْرَ، ثُمَّ تَغْتَسِلِينَ حِينَ تَطْهُرِينَ وَتُصَلِّينَ
الظُّهْرَ وَالْعَصْرَ جَمِيعًا، ثُمَّ تُؤَخِّرِينَ الْمَغْرِبَ وَتُعَجِّلِينَ
الْعِشَاءَ، ثُمَّ تَغْتَسِلِينَ وَتَجْمَعِينَ بَيْنَ الصَّلَاتَيْنِ فَافْعَلِي،
وَتَغْتَسِلِينَ مَعَ الصُّبْحِ وَتُصَلِّينَ، وَكَذَلِكِ فَافْعَلِي وَصُومِي
إِنْ قَوِيتِ عَلَى ذَلِكَ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ
وَسَلَّمَ: وَهُوَ أَعْجَبُ الْأَمْرَيْنِ إِلَيَّ.))
[ رواه أحمد وأبو داود والترمذي وصححه ]
"Ben,
çok
şiddetli bir şekilde âdet oluyordum. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ne yapmam gerektiğini sormak için geldim.Onu kız
kardeşim (mü'minlerin annesi) Zeynep binti Cahş'ın evinde
buldum.
Dedim ki:
- Ey Allah'ın
elçisi! Ben çok şiddetli bir
şekilde istihâze
oluyorum ve kan bir türlü kesilmiyor.Bu durum, beni
namazdan ve oruçtan alıkoyuyor.(İstihâze olduğum zaman)
bana neyi
emredersiniz?
Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:
- Ben,
sana pamuğu tavsiye
ederim. Zirâ pamuk kanı giderir (kanın, fercin
dışına çıkmasına engel olur veya pamuğu kullanırsan
belki kanın gelmesi kesilir), buyurdu.
Ben dedim ki:
-Kan, bundan (pamuk ile kesilemeyecek
kadar)
daha
çoktur.
Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:
- Öyleyse onu bir bezle dizginle (onu fercinin üzerine bir bezle sıkıca bağla)!
Ben dedim ki:
-Kan, bundan (bir bezle
sıkıca bağlamakla da kesilemeyecek kadar) daha çoktur.
Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:
- Öyleyse
dizgin
şeklinde bağladığın bezin altına
bir elbise koy!
Ben dedim ki:
-Sanıyorum o da dindirmez! Çünkü
kanama şiddetle devam ediyor.
Peygamber
-sallallahu aleyhi ve sellem-
buyurdu ki:
-Sana iki şey söyleyeceğim,
hangisini yaparsan ötekine gerek kalmaz. Eğer bu
ikisinden birisini yapmaya gücün yeterse, dilediğini seçebilirsin. Bir kere bu kanama, şeytanın
darbelerinden bir darbedir.Allah'ın ilmine göre
(sana emredeceğim şey,
Allah'ın hükmüdür) sen
kendini altı veya yedi gün hayızlı kabul edersin, (bu
altı veya yedi günlük süreden)
sonra yıkanırsın.Kendini iyice temizlenmiş gördüğün
zaman, (âdetin
süresi altı gün ise) yirmi
dört ya da (âdetin
süresi yedi gün ise) yirmi
üç gece gündüzleriyle
birlikte namaz kılarsın.Sonra da oruç tutarsın.Bu sana yeter.Kadınların
âdet oldukları zaman yaptıklarını sen de yaparsın.Âdet ve temizlenme zamanlarında
yaptıklarının aynısını yaparsın. Eğer
öğle namazını geciktirip ikindi namazını erken
kılmaya gücün yeterse, temizlendiğinde yıkandıktan sonra
öğle ile ikindi namazını birlikte kılarsın
(birleştirirsin).
Sonra akşam namazını geciktirip yatsı namazını
erken kılmaya gücün yeterse, temizlendiğinde yıkandıktan
sonra iki namazı birlikte kılarsın (birleştirirsin).
Sabah olunca da yıkandıktan sonra namazı
kılarsın.Aynı şekilde buna gücün yettiği zaman
böyle yaparsın ve orucunu tutarsın.
Ardından
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
- İki
şeyden en çok hoşuma gideni; iki namazı bir yıkanmayla
kılmaktır." (Ahmed, Ebu Davud ve Tirmizî rivâyet etmiş,
Tirmizî; "Hadis, sahihtir" demiştir.)
İdrarını tutamama
hastalığı (seles-i bevl) olan ve onun gibi olan kimse de bu
hükümdedir.
Yedinci ve sekizinci durum: Canına veya
namusuna veyahut da malına bir şey gelmesinden ya da
namazlarını birleştirmeyi bırakması halinde âilesinin
ihtiyaç duyduğu geçiminin zarara uğramasından endişe etmesi
gibi,bir işinden veya özründen dolayı Cuma ve cemaat
namazını terk etmesi kendisine mübah kılınan kimsenin namazları birleştirmesi
câizdir.
Öğle ile ikindi ve akşam ile
yatsı namazlarını birleştirmeyi mübah kılan
özürler (mazeretler) bunlardır.
Özellikle akşam ile yatsı namazlarını
birleştirmeyi mübah kılan başka özürler ( mazeretler) de
vardır. Bunlar altı tanedir:
"Elbiseyi veya ayakkabıları
veyahut da bedeni ıslatacak kadar yağmur yağması ve bu yağmurla
birlikte meşakkat ve zorluk olmasıdır.Çünkü Buhârî'nin
rivâyet ettiği hadiste Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yağmurlu
bir gecede akşam ile yatsı namazlarını
birleştirmiştir.Ebu Bekir ve Osman da -Allah ikisinden de râzı olsun- böyle
yapmışlardır."
Mezhebe göre meşakkat ve zorluk
olmadığı için gölge olması veya elbiseyi
ıslatmayacak kadar hafif yağmur yağması sebebiyle
namazları birleştirmek, câiz değildir.
"Kar veya soğuk sebebiyle
-öğle ile ikindi namazları bunun
dışındadır-, akşam ile yatsı
namazlarını birleştirmek câizdir. Çünkü kar ve
soğuk, yağmur hükmündedir. Aynı şekilde buzlanma sebebiyle
akşam ile yatsı namazlarını birleştirmek de
câizdir.Çünkü buzlanma, şiddetli soğuktandır."
İmam Ahmed
-Allah ona rahmet etsin-, el-Meymûnî'nin rivâyetinde şöyle
demiştir:
"İbn-i Ömer
-Allah ondan ve babasından râzı
olsun- soğuk gecede iki namazı (akşam ile yatsı namazını)
birleştirirdi."
Birden fazla râvî; "geceleyin", mezhepte,
el-Mustev'ab ve el-Kâfî'de "karanlıkla birlikte"
şeklindedir.
Kadı İyad
-Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:
"Soğuk sebebiyle cemaatle
namazın terk edilmesi cemaate haber verilmek istenirse, çamur ve
bataklık olacağı zaman söylenir.Çünkü soğuk
havanın meşakkat ve zorluğu, çamur ve bataklığın
meşakkat ve zorluğundan büyük değildir.Buna İbn-i
Abbas'ın haberi delâlet etmektedir.
İbn-i Abbas'tan -Allah ondan ve babasından râzı
olsun- rivâyet ettiği hadiste o şöyle demiştir:
(( جَمَعَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى
اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَيْنَ الظُّهْرِ وَالْعَصْرِ وَالْمَغْرِبِ
وَالْعِشَاءِ بِالْمَدِينَةِ فيِ غَيْرِ خَوْفٍ وَلَا مَطَرٍ.))
[ رواه مسلم ]
"Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- Medine'de
korku veya yağmur yokken, öğle ile ikindi, akşam ile
yatsı namazlarını
birleştirerek kıldı." (Müslim; hadis no: 705)
Bu
duruma, çamur ve bataklık hali olması, yani hastalık
olmaması halinden başkası kıyaslanamaz.
Kadı İyad
-Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir:
"Bu hadisin, özür olmamasına ve nesh
edilmemesine yorumlanması daha yerinde olur.Çünkü bu, faydalı
bir duruma yorumlanır. Dolayısıyla bu mezaretlerle birlikte
namazları birleştirmek, câizdir.Namazı evinde kılan kimse veya
yolu üzerindeki mescide giden yolun üzerindeki gölgeliğin
altında kılan kimse veyahut da kendisi ile mescit arası birkaç
adımlık uzaklıkta olmasına rağmen mescitte
kılmayıp mescidin yanında kılan kimsenin, -mescit kendisine
az bir mesafede olsa bile-, namazlarını birleştirmesi câizdir.
Çünkü namazları birleştirme konusundaki genel ruhsatta
(izinde), ister meşakkat ve zorluk olsun veya olmasın hüküm
aynıdır. Tıpkı yolculuk gibi... İki namazı
birleştirme ruhsatı, sadece akşam ile yatsı namazlarına
âittir. Çünkü delil, sadece bu iki namaz hakkında gelmiştir. Akşam
ile yatsı namazlarının meşakkat ve zorluğu,
karanlıkta yapılması sebebiyle (öğle ile ikindi namazlarından)
daha fazladır. Yolculuk (sefer) meşakkat ve zorluğu ise, yol
almak ve yol arkadaşlarından geri kalma endişesinden
dolayıdır."
Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn
-Allah ona rahmet etsin-, meşakkat ve zorluğu
bulunduğu takdirde bu mazeretler (özürler) sebebiyle öğle
ile ikindi namazlarını birleştirmenin de câiz olduğunu
tercih etmiş ve şöyle demiştir:
"Bu meselede doğru olan görüş; bu
mazeretler (özürler) sebebiyle akşam ile yatsı namazlarını
birleştirmek câiz olduğu gibi, öğle ile ikindi namazlarını
birleştirmek de câizdir. Buradaki illet (sebep), meşakkat ve zorluktur.İster
gece olsun, isterse gündüz olsun, meşakkat ve zorluk bulunduğu zaman
namazları birleştirmek câizdir." (eş-Şerhu'l-Mumti';
c: 4, s: 393)
Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn
-Allah ona rahmet etsin- yine şöyle
demiştir:
"Hava çok soğursa ve soğuk hava ile birlikte insanlara eziyet veren
soğuk rüzgâr eserse, insanın öğle ile ikindi ve akşam
ile yatsı namazlarını birleştirmesi, -Sahih-i Müslim'de
Abdullah b. Abbas'tan -Allah ondan ve babasından râzı olsun- sâbit olan şu hadis
gereği- câizdir:
(( جَمَعَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى
اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَيْنَ الظُّهْرِ وَالْعَصْرِ وَالْمَغْرِبِ
وَالْعِشَاءِ بِالْمَدِينَةِ فيِ غَيْرِ خَوْفٍ وَلا مَطَرٍ. قُلْتُ لِابْنِ
عَبَّاسٍ: لِمَ فَعَلَ ذَلِكَ؟ قَالَ: كَيْ لا يُحْرِجَ أُمَّتَهُ.))
[ رواه مسلم ]
"Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- Medine'de
korku veya yağmur yokken, öğle ile ikindi, akşam ile
yatsı namazlarını
birleştirerek kıldı.
(Saîd b.
Cubeyr):
-İbn-i Abbas'a dedim ki:
Rasûlullah
-sallallahu aleyhi ve sellem- bununla ne yapmak istedi?
İbn-i Abbas dedi ki:
- Ümmetine zorluk vermemek
(kolaylık vermek) istedi." (Müslim;
hadis no: 705)
Bu hadis, namazları birleştirmenin
meşrû kılınmasının hikmetinin; müslümanlardan
meşakkat ve zorluğu gidermek olduğuna delâlet etmektedir.
Meşakkat ve zorluk yoksa namazları birleştirmek, câiz
değildir.Soğuğun meşakkat ve zorluğu, ancak
soğukla birlikte soğuk rüzgârın esmesiyle olur. Soğuk hava
ile birlikte rüzgâr olmazsa (esmezse), insan, soğuktan birden fazla elbise
giyinerek korunabilir ve bu soğuk hava da kendisine eziyet vermez. Bunun
içindir ki birisi bize:
"Sadece şiddetli soğuktan
dolayı namazları birleştirmek câiz midir?" diye sorsa, ona
şöyle deriz:
Hayır, câiz değildir.Ancak
soğukla birlikte insanlara eziyet veren soğuk rüzgâr estiği veya
kar yağdığı takdirde namazları birleştirmek
câizdir. Çünkü kar yağdığı zaman, insana zarar
verecek olmasında şüphe yoktur.Bundan dolayı namazları
birleştirmek câizdir.Fakat sadece soğuk olması, namazları
birleştirmeyi câiz gören bir mazeret değildir.Her kim, şer'î bir mazereti olmadan
namazları birleştirirse, günahkârdır ve önceki vakitle
birleştirdiği namazı sahih değildir ve o namazı
kılmış sayılmaz.Aksine bu kimsenin namazını iâde
etmesi (yeniden kılması) gerekir.
Eğer namazı cem-i tehir ise, ilk
kılmış olduğu namazı vaktinde
kılmamıştır.Bundan dolayı günahkârdır. Bu
meselede bir noktaya dikkat çekmek çekmek istiyorum. Çünkü bazı
insanlar, insanlara eziyet veren rüzgâr olmamasına rağmen soğuk
sebebiyle namazlarını birleştirdiler.Oysa böyle
yapmaları kendilerine helal değildir." (Açık Kapı
Görüşmesi; c: 1, s: 18)
Allah Teâlâ
en iyi bilendir.