Hamd,
yalnızca Allah'adır.
Birincisi:
Mevlid-i
Nebevî'yi kutlamak, dînde sonradan çıkarılan bir bid'attır. Ne
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den, ne
onun ashâbından, ne tâbiînden, ne de imamlardan birisinden böyle bir
şey gelmiştir. Diğer bid'at ve sapıklıkları ihdas
ettikleri (çıkardıkları) gibi, bu bid'atı da "Ubeydîler"
ihdas etmişlerdir (çıkarmışlardır).
Bu
kutlamanın bid'at oluşu hakkındaki açıklama, (10070)
ve (70317) nolu soruların cevaplarında geçmişti.
İkincisi:
Bir münkere
yardım etmeyi veya o münkeri yaymayı, onun devam etmesini ve
kalıcı olmasını sağlamayı teşvik
içermediği sürece, zarar vermeyen tatlıdan yeme veya onu satın
alma konusunda aslolan, onun câiz olmasıdır.
Görünen
o ki, Mevlid-i Nebevî'yi kutlama zamanında yapılan tatlıdan
satın almakta bu bid'ata yardım etmeyi ve onu yaymayı
içermektedir. Hatta bu olay, bir tür bayram ihyâ etmektir. Çünkü bayram,
insanların âdet hâline getirdiği bir olaydır. Eğer insanlar,
diğer günlerdeki âdetlerinin aksine bu muayyen tatlıyı bu günde yemeyi
âdet hâline getirmişlerse veya bu tatlıyı bayram münâsebetiyle
yapmışlarsa, bu günde bu tatlıyı satmak, satın almak,
yemek veya onu hediye olarak vermek, bayramı kutlamak ve onu ihyâ etmek
türündendir. Bunun içindir ki bu günde bu âdetin terkedilmesi gerekir.
Nitekim 'Sevgililer Günü' ile ilgili olarak üzerinde kalp resmi
yapılan ve bu bid'at bayramı kutlamayı içeren
kırmızı renkteki pasta veya tatlıyı satın olma konusunda
İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi'nin fetvâlarında
şöyle belirtilmiştir:
"Kur'an
ve sünnetten gelen deliller -ki ümmetin ilk müslümanları bunun üzerinde
ittifak etmişlerdir-, İslâm'da sadece iki bayramın; Ramazan ve
Kurban bayramları olduğuna delâlet etmiştir. Bu ikisi
dışındaki bayramların, ister bir şahıs veya bir
cemaat veya bir olay veyahut da herhangi bir anlamla bağlantılı
olsun, bu bayramlar, dînde sonradan çıkarılan bid'at
bayramlardır. İslâm'a mensup kimselerin bu bayramları
kutlamaları, onları kabul etmeleri, bu bayramlar münâsebetiyle sevinç
ve mutluluk duymaları ve bu bayramların ihyâ edilmesi için bir
şekilde yardım etmeleri câiz değildir. Çünkü bu olay,
Allah Teâlâ'nın haram sınırlarını
aşmak ve onları çiğnemektir. Her kim de Allah Teâlâ'nın haram sınırlarını
çiğnerse, kendisine zulmetmiş olur.
Aynı
şekilde yemek, içmek, satmak, satın almak, imal etmek, hediye etmek,
yazışmak veya duyurmakla bu veya başka haram bayramların
kutlanmasına yardım etmek, müslümanın üzerine haramdır.
Çünkü bütün bunlar; günah, düşmanlık,
Allah Teâlâ ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e isyanda
yardımlaşmaktır.
Oysa Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur:
((وَتَعَاوَنُواْ عَلَى الْبرِّ وَالتَّقْوَى وَلاَ
تَعَاوَنُواْ عَلَى الإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ وَاتَّقُوا اللهَ إِنَّ اللهَ شَدِيدُ
الْعِقَابِ.))
[ سورة المائدة من
الآية: ٢]
"(Ey mü'minler! Kendi aranızda) iyilik ve takvâda
birbirinizle yardımlaşın. (Allah'a isyan ve haddi aşmak
gibi) günah ve düşmanlıkta birbirinizle
yardımlaşmayın.Allah’a karşı gelmekten
sakının! Çünkü Allah’ın cezâsı çok çetindir." (Mâide Sûresi: 2)
Allah Teâlâ en iyi bilendir.